Değişim-Dönüşüm İhtiyacı Nereden Doğar?

İnsan (beyin) doğası gereği yaşamda kalmaya çalışır. Konfor alanını bulunca oradan çıkmak istemez. Çünkü bu beyin için yeni birşey öğrenme, gelişme, öğrendiğini belki de iptal etmedir ki beyin bunu istemez. Bu insanın mutlu ve doyumlu bir hayat yaşamasının önünde en büyük engelidir aslında. Zira ruh (yani yine insan) gelişmek ister, büyümek ister, sınırlarını aşmak ister ama beyni (zihni) önünde engeldir ve insanın ilerlemesinde önemli bir konu akıl ve kalbi birleştirebilmektir.

Peki bunun başlıktaki sorumla ilgisi ne?

Zaman zaman, değişime başlamaya zor karar veren danışanlarımın koçluk çalışmasına (aslında önlerindeki engellere bakma ve kaldırmaya karar verme süreçleri) karar verme süreçlerini gözlemlediğimde (ki ben de bu yollardan geçtim); değişime karar verme zamanlama ve karar proseslerinin önlerinde çok büyük bir engel ve zaman kaybı olduğunu gördüğüm için bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim.

İnsan en kolay ne zaman karar veriyor biliyor musunuz? ;

  1. İş işten geçmeye başladığını gördüğünde,
  2. İşler sarpa sardığında, artık birşeyleri değiştirmesi gerektiğin farkettiğinde,
  3. Bildiği stratejilerin işe yaramadığını gördüğünde,
  4. Birşeyleri, birilerini kaybetmeye başladığını ya da kaybettiğini gördüğünde…

ki bu durumda evet bir kuantum sıçraması da yapabilirsiniz, beklemenizin kefaretini de ödemeniz gerekebilir.

İster kabul edelim, ister etmeyelim herşeyin bir bedeli var. Beklemenin de bir bedeli var, harekete geçmenin de…

Oyun oynamanın da bir bedeli var, oyundan çıkmanın da…

Karar vermenin de, verememenin de…

CHEETAH acinonyx jubatus, Adult hunting a Thomson’s Gazelle, gazella thomsoni

Belki duymuşsunuzdur, şiir kıvamında güzel bir Afrika atasözü vardır, der ki:

Her sabah bir ceylan uyanır Afrika’da,

Kafasında bir tek düşünce vardır.

En hızlı koşan aslandan daha hızlı koşabilmek,

Yoksa aslana yem olur.

Her sabah bir aslan uyanır Afrika’da.

Kafasında bir tek düşünce vardır.

En yavaş koşan ceylandan daha hızlı koşabilmek,

Yoksa açlıktan ölecektir.

İster aslan olun,

İster ceylan olun hiç önemli yok.

Yeter ki güneş doğduğunda koşuyor olmanız gerektiğini,

Hem de bir önceki günden daha hızlı koşuyor olmanız gerektiğini bilin.

Siz siz olun, vaktiyle harekete geçenlerden olun. Ne kadar proaktif davranır Stephen Covey’in dediği gibi baltayı bilemeye, ağacı kesmekten daha çok zaman ayırır, ön çalışmanızı yaparsanız o kadar hazırlıklı olursunuz.

Zira hayat aksiyona geçenleri; karar verenleri, hayatta kalmak ve gelişim için dönüşümü seçenleri ödüllendirir. Buna hayatta kalma diyebilirsiniz başta. Sadece kas gücü, cüsse ile güçlü olan hayatta kalabilseydi bugün bir sürü kocaman mamutlar, dev uçan kuşlar, sürüngenler yaşıyor olurdu. Ancak doğal seleksiyon ile en hızlı adapte olan, en iyi beynini kullananın yaşamda kalmasına izin vermiştir sistem.

Boşuna değil son birkaç yıldır duygusal dayanıklılık (resilience), adaptasyon, çeviklik, farkındalık (mindfullness) kavramlarını sıkça duyuyoruz. Siz bu oyunun neresindesiniz?

Eğer siz de bir taraftan ilerlemek, önünüzdeki problemleri akılcıl yaklaşımlarla çözmek, kendinizle yüzleşerek gönül ferahlığı ile hedeflerinize doğru ilerlemek istiyorsanız bireysel koçluk çalışmalarımı ve destekleyici atölye çalışmalarımı öneririm.

Koçluk desteği almak isterseniz bana ön görüşme formunu doldurarak ulaşabilirsiniz.

Yaklaşan Online Atölyelerim;

30 Ekim 2021 Cumartesi 10:30-13:30 “Arzu Ettiğin İşi Kendine Çek”,

06 Kasım 2021 Cumartesi 10:30-13:30 “Özdeğerlilik”. satınalmak için atölyelerin üzerine tıklayabilirsiniz.

Acil durum çağrısı almadan vaktiyle harekete geçenlerden olmanız dileği ile,

Nilgün YETİŞ / Uçak Mühendisi/ Dönüşüm Koçu

Bu yazımı beğendiyseniz beğeneceğiniz diğer yazılarım: 1- Hayallerinizi ertelemenin bedeli, 2- Beyin-1, 3-Beyin-2, 4- Karar Verme 4- İş Yaşamında Duygusal Zekanın Önemi