Seçim yaratır…

Neyi seçiyorsun? Kendine neye izin veriyorsun? Neyi yaratmaya, neyi görmeye…. Neyi deneyimlemeye kendinize hak veriyorsunuz?

İster kabul edelim ister etmeyelim seçimlerimiz hayatımızı yönlendiriyor, biz başkasının hayatıymış gibi söylenerek izliyoruz; “Bu benim başıma niye geldi”, “hükümet böyle olmasa olmazdı”, “korona virüs nasıl da etkiledi, yoksa şimdi oo nasıldı işlerim…”, “hasta olmasaydım yapardım.”, “bu eşimin sorumsuzlukları!!..” , “zengin olsaydık, zengin olsaydım.. hımm..” tanıdık geldi mi size?

Seçimleriniz kendinizi gördüğünüz değerlilik miktarında ve kendiniz sevme ölçüsünde oluşur.

Neye kendinize hak veriyorsunuz? Değer görüyorsunuz? Daha yaratımdan “bu benim hakkım değil, ben kimim, onu istemek kim?”, “ben isterim olmaz”, “bunun için param yok”, “borçlarım var”, “ben isteyemem”, “böyle bişeyi istemek ne haddime benim” vs sözlerle daha başta neyin yaratımını baltalıyorsunuz, size gelmesini engelliyor, aslında yaşam enerjinizi bloke ediyorsunuz? Bu yazdıklarımı ciddiyetle gözden geçirmeniz çok önemli.

Tüm bunlar aslında buzdağının görünmeyen tarafını saklamaya çalışmaktır. Ama sonuç o görmediğiniz, görmek istemediğiniz kocaman ve uzun zamanla oluşmuş buz kütlesinin içinde yatıyor. Derinlere bakmak sizin göreviniz. Taa çocuklukta şekillenir aslında neye iznimiz olup, olmadığı. Bunu doğal olarak kırdıysan ve ilerliyorsan ne mutlu sana. ama kimi zaman da ilerler sonra görünmeyen bir cam tavana toslarsın, nereden geldiğini bilmediğin.

Hayatınızda memnun olmadığınız taraflara söylenmek yerine bir mikroskaba alıp incelemeniz, ya da yavaşlatılmış bir filme döndürerek izlemeniz ile çözülür gerçekler ve siz daha içten, daha samimi, daha sizi yansıtan güçlü seçimler yapma imkanı bulursunuz.

Her an bir seçim içindeyiz. Bu nedenle ne istediğini iyi bilmen ve kalpten seçmen çok önemli.

Tüm bunlar seçimlerimizin sorumluluğunu almaktan geçer. Bunun için de acıdan geçmeye gönüllü olmak gerekir. Acıdan geçmek diyorum. Boşuna dememişler “gerçekler acıdır” diye. Acıdır evet, ama bir kabul ettiğinizde şifasını da bulursunuz.

Bu bir yolculuktur. İki günlük ya da bir workshop, bir atölye çalışması ile olacak birşey değildir. Bilinçli kendi sorumluluğunuzu alma ile ilgilidir.

Evet arkadaşım, sen neyi seçiyorsun? Kendine bir iyilik yap, kendini seç. Kendi iyiliğini, kendi mutluluğunu, kendi değerini. Sen seçmezsen, kimse sana vermeyecek, hele vermelerini bekleyerek alttan aldığın, fazlası ile fedakarlık yaptıkların sana hiç vermeyecekler.

Sen kendi sorumluluğunu al, ayağa kalk, derin nefes al, kendin için içindden gelen, senin yüksek hayrına ve ilerlemeni sağlayan seçimler yap.

Kimi zaman, hele egon çok güçlü ve inatçı ise tek başına bu yolları gitmen seni engelleyen bakış açılarını bırakman kolay olmayabilir, koçluk desteği faydalı olabilir. Bu konuda koçluk desteği istersen, benimle temasa geçebilirsin.

Benimle bireysek koçluk çalışması yapmak istersen ön görüşme linki için tıkla…

Sevgiler, bilinçi yaratımlara ve yaşamın gelişimine katkı olması dileğimle,

Nilgün YETİŞ /Dönüşüm Koçu