Öz-Şefkat

Kendinize ne kadar özen gösteriyorsunuz? Ne kadar nazik davranıyor ve sevginizi gösteriyorsunuz?

Kendinize karşı tahammülünüz yüksek mi az mı? Size şunu söyleyeyim kendinize gösteremediğiniz tahammül bir süre sonra yaşam kalitenizi ve yaşamsal başarınızı belirliyor.

“Öz- şefkat, zor bir zamanınız olduğunda, kendinizde sevmediğiniz bir şeyi farkettiğinizde, iyi bir arkadaşınızla yapacağınız destekleyici ve anlayışlı bir şekilde yanıt vermeyi içerir.”- Dr. Kristin Neff

https://centerformsc.org/learn-msc/

ÖZ-Şefkat (Kendinden şefkat); anlayışı, kabullenmeyi ve sevgiyi kendinize yöneltme yeteneğidir. Çalışmalarını öz-şefkat üzerine yoğunlaştırmış olan Dr. Kristin Neff kendinize öz-şefkat verebilmenin 3 kriteri olduğuna işaret etmektedir :

1- Kendine nezaket ya da kendinin sert eleştirisinden kaçınmak,
2- Kişinin kendi insanlığını veya tüm insanların kusurlu olduğu ve tüm insanların acı çektiği gerçeğini kabul ederek,
3-  Farkındalık deneyimleri ile durum ne kadar zor, acımasız görünse de yargısız gözlemlerde bulunabilme becerisini geliştirmedir.

(“Kendine Şefkat Günlüğü” yazımda öz-şefkati nasıl uygulayabileceğinizi anlatmıştım.)

ŞEFKAT – COMPASSION- latince kelimeler pati ve cum’dan gelir, “birlikte acı çekmek” anlamını taşır.

Şefkat, güçlük çeken insanlara empati, sevgi ve ilgi gösterme yeteneğidir ve kendi kendine şefkat, basitçe, özellikle başarısızlık karşısında, bu aynı duyguları yönlendirme ve kendini kabul etme yeteneğidir. Diğer pek çok şefkatli insan, bazen kendi kendine hoşgörü veya kendine acımaktan korkma korkusundan kendileri için şefkat gösterme konusunda daha zor zamanlar geçirir.

Acıların en acısı kendi kendimize çektirdiğimizdir.” Sophokles

Öz-şefkat kendine içten ve samimiyetle yaklaşabilme, acını başka şeylerle bastırma yerine acınla birlikte oturabilme ve kendine iyi davranabilme halidir.

Araştırmalar, ABD’deki kadınların kendilerine tipik olarak erkeklerden daha az şefkat gösterdiklerini göstermektedir. Bu kısmen kadınların besleyici, özveride bulunma eylemlerini vurgulayan toplumsal cinsiyet normları ile toplumsal olarak bakıcı rolüne atanmasından kaynaklanıyor olabilir. Aynı durumu ben Türkiye için gözlemlemekteyim (bu konudaki düşüncelerim diğer bir yazımda paylaştım.)

Birçok insan şefkatini başkalarına uzatabilir ancak aynı şefkatin kendilerine doğru uzamasını zor bulabilir. Kendinden şefkati bir kişisel hoşgörü eylemi olarak görebilirler, ancak kendinize şefkat gösterme, kendine güven, bencillik veya kendine acıma hareketi değildir. Aslında, kendi kendine şefkat, endişe veya güvensizlik gibi birçok zihinsel sağlık sorununu gidermeye yardımcı olabilir. Birçok ruh sağlığı uzmanı da terapilerinde insanların kendileri için şefkat geliştirmelerine yardımcı olur.

Kendine şefkat göstermek, başkalarına şefkat göstermek farklı değildir. Şefkat deneyiminin nasıl hissettirdiğini düşünün. İlk olarak, başkalarına karşı şefkat gösterebilmek için acı çektiklerini fark etmelisiniz. Sokaktaki evsizleri görmezden gelirseniz, deneyiminin ne kadar zor olduğu konusunda şefkat hissedemezsiniz. İkincisi, şefkat, kalbinizin acılarına yanıt vermesi için başkalarının çektiği acıyı hissetmeyi içerir (şefkat kelimesi kelimenin tam anlamıyla “acı çekmek” anlamına gelir). Bu gerçekleştiğinde, acı çeken kişilere bir şekilde yardım etme arzusunu ve sıcaklığını hissedersiniz. Şefkate sahip olmak aynı zamanda, sert bir şekilde yargılamak yerine, başarısız olduklarında veya hata yaptıklarında başkalarına anlayış ve nezaket sunmanız anlamına gelir. Son olarak, bir başkasına şefkat hissettiğinizde (yalnızca acımak yerine), acı çekmenin, başarısızlığın ve kusurların paylaşılan insan deneyiminin bir parçası olduğunun farkındasınız demektir.

Her ıstırabın öğrettiği bir şey vardır.” Balzac

Öz-şefkat kendine her daim sıcak, sevecen gözlerle bakabilmektir.

Kendinize şefkat geliştirmek için benim önerilerim:

1- Mükemmellik algınızdan vazgeçin; sizin de bir insan olduğunuzu her daim hatırlayın,

2- Olumsuz kullandığınız dili yakalayın ve anında düzeltin, olumluya alın. “Sen salaksın, bak yine yapamadın”, “bir işi bile beceremiyorsun”, “seninle ne yapacağım ben” gibi olumsuz dilleriniz var ise bunları iptal edin ve şuna çevirin “Olabilir, bu sefer yapamamış olabilirim, bir bakalım niye olmadı”, “ben de insanım”, “insanlar hata yapabilir”, “bundan ne öğrenebilirim?” bir dahaki sefere neyi daha iyi yapabilirim?”, “ne olursa olsun kendimi seviyorum ve kendime sevecenim” gibi kendinizle olumlu konuşma diline geçin.

3- Gözlemci olun, kendinize nasıl davrandığınızı, başkalarına nasıl konuştuğunuzu izleyin. Mutlu olduğunuzda, kazandığınızda, kaybettiğinizde kendinizle ve başkalarıyla nasıl konuşuyorsunuz bakın. Bir sonraki adım bu konuşma dilini kimden öğrendiğinizi tespit edin. Anneniz? Babanız? Ablanız? Kim size öğretti? Artık bu dili kullanmanın size faydası olmadığını görün ve destekleyici dile geçin.

4- Zor anlarınızda size nasıl davranılmasını istiyorsanız kendinize öyle davranın. Gerekirse kimseden görmediğiniz kadar nazik, anlayışlı, sıcak ve samimi…

5- Her insan hata yapabilir, ki hata olarak gördüklerinizi hata yerine birer deneyim olduğunu görün ve bu DENEYİMDEN ne kazandığınıza, ne öğrendiğinize odaklanın,

6- Kendinize her daim karşı nazik, ilgili ve yakın bir iletişim dili benimseyin. Size nasıl hitap edilmesini istiyorsanız öyle hitap edin; bu dil “Tatlım, şekerim, canım benim; aslanım, koçum benim” gibi olabilir. Bu zor zamanları beklemeye gerek kalmadan kabınızı dolduracak, öz-sevginizi ve aynı zamanda duygusal dayanıklılığınızı da arttıracaktır.

Şunu hatırlayın; kendi kabınız dolu olmadıkça başka kapları dolduramazsınız, önce kendinize şefkat, ilgi, alaka ve sevgi gösterin, sonra başkalarına.

Bu arada 21 Ekim 2019 itibari ile bir hafta İnstagram hesabımdan öz-şefkat pratiklerini paylaşacağım, katılmak, uygulamak isterseniz tıklayın,

Eğer bu konuda yardım almak isterseniz durum ve ihtiyacınıza göre kısa ve uzun dönemli koçluk çalışması ile çok iyi sonuçlar alabiliriz. Dönüşüm koçluğu çalışmam hakkında bilgi için tıklayın,

Koçluk için size nasıl yardımcı olabileceğimi görüşme için bana nilgunyetis@yahoo.com ‘ dan mail atmanız yeterli.

Benimle çalışanlar neler dedi okumak için tıklayın,

Kendinizle bağınız ve sevginizin her geçen gün artması ve ilham olmanız dileğimle,

Nilgün YETİŞ / Dönüşüm Koçu

Not: Linkedin’i etkin kullanıyorsanız Dönüşüm Liderleri grubuma katılımınızı öneririm.