Etkili İş Ağı ve Çevre Oluşturmanın Yolları

Merhabalar,

Hiç iş toplntılarına, seminer ya da konferanslara gidip yeni insanlarla tanışma, çevrenizi geliştirme heyecanı ile gidip; sıkılıp, kimse ile bir iletişim kuramayıp kös kös döndüğünüz oldu mu? O zaman size şunu söyleyeyim hiç üzülmeyin iş yaşamında çoğu kiş bu durumda ancak dile getirmiyor, değiştirmek için çaba harcamıyor. Bu da aynı monoton, verimsiz toplantıların tekrarına sebep oluyor.

Daha önce İngilizcesini yazdığım “Etkin Networking yapma” yazımı Türkçe de yazma ihtiyacı duydum. Zira toplantılarda gördüğüm; insanların donukluğu, birbirinden uzak durması, konuşamaması, göz temasını bırakın gülümsememesi beni rahatsız ettiği için. Belki sosyal girişkenlik konusunda gelişmekte olan toplumlardan biriyiz.

Networking; ağ kurma, bağlantı kurma manasındadır. İş ve arkadaşlık çevresini geliştirmektir. Daha etkin verimli iş birliği olşuturmaya yöneliktir. Anlam ve amaç önceliklidir. Hayatı renklendirmek, büyütmek, geliştirmek hedeflenir.

Bizde henüz çok bilinen ve uygulanan bir tanışma yöntemi değil. Yeni yeni bazı toplantılarda bu açıklığı yakalayabiliyoruz. Bunun sebebinin kültürel, ahlaki kodlamalarımız olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de iş hayatının son 50 yılda daha aktif olduğunu düşünürsek, henüz amatör olduğumuz bir konu Batı’ya göre.

Kendini kapatan hem iyi bir iletişim imkanını, hem iyi bir arkadaş hem de işbirliği edinme fırsatını kaçırıyor aslında. 

Şahsen iş toplantılarına, seminerlere, konferanslara gittiğimde eğer siz konuyu açmazsanız insanlar birbiri ile tanışmaktan çekinmekte, bazen tanışmayı hiç umursamaz görünüyorlar, bazen de birileri tanıştırsın diye bekliyorlar.

Hele ciddi iş endüstrisi toplantısına gittiyseniz oldukça sıkıcı, kuru kalabalıktan ileriye gidemiyor. İnsanlar sus pus, ne konu açmaktan haber, ne tanışmaktan; eğer açık büfe kokteyl varsa bir an önce karnını doyurup, birkaç bişey içip gitmeye de dönebiliyor ki, sanmıyorum sadece bunun için gelmiş olsunlar. Zira yemek bir yönden ağzı kontrol etmenin yani duyguları bastırmanın da bir yoludur.

Siz hiç tanımadığınız bir toplantıya, ortama gittiğinizde kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Kolay tanışır mısınız? Toplantının arka köşelerine mi oturursunuz, ön ya da orta sıralarına mı? Tanışır mısınız, tanıştırılmayı mı beklersiniz? Sohbet açacak ekipmanınız nedir?

Geçen gün bir e-ticaret sohbet toplantısına gittim. Başta insanlar acele birşeyler yiyip, tanıdıkları ile konuşup içeri girme hevesindeydi. Çıkışta da bir an önce çıkmaya yeltendiler, henüz saat 20.20 olmasına rağmen. Bir kişi çıkışta şunları dedi arkadaşına  “bak şimdi herkes çıkıp gidecek, kimse birbiri ile tanışmıyor, niye geliyorlar anlamıyorum ki, böyle çabucak gideceklerse.” gerçekten de öyle oldu. Katılımcı genç profildi, gayri ihtiyari bu konuda tecrübeleri de olması çok beklenemezdi. Ancak gençler kadar kemikleşmiş iş yaşamında çok fazla kıpırdamayanların da sosyal anksiyeteleri yüksek olabiliyor. Sığ, renksiz bir iş ve arkadaş çevresiniz varsa bu yönden bir sorgulayabilirsiniz…

Bunu kırmak için size birkaç önerim var;

Eğer anlamlı ve etkin bir iş ve arkadaş çevreni olmasını istiyorsanız lütfen bunları ciddiyetle uygulayın, bir süre sonra hem sosyal anksiyetenizi yeneceksiniz hem de oldukça zengin bir iş çevreniz olacak:

1- Toplantıya ne için gittiğinizi bilin, toplantı konusu, konuşmacılar hakkında bilgi edinin, belki sorcağınız ve danışacağınız, ya da birilerine tanıtacağınız bazı nitelikleri vardır.

2- Hazırlıklı gidin, rahat bir modda, giyiminizle düzgün ve şık oldun, mümkünse  yarım saat önce gidin. Sakin gitmek insanları da size yaklaştırır. Sizin de toplantıdan keyif almanızı, daha merkezinizde, bedeninizde ve orada, an’da olmanızı sağlar. Toplantıda olanları daha iyi fark eder, daha yüksek frekanstan sonuçlar elde edersiniz.

3- Kartvizitleriniz düzenli olarak üstünüzde ya da çantanızda, kartvizitliğinizde olsun; Profesyonel şekilde karşınıza verin ve onlardan da isteyin. Eğer kartvizitiniz yok ya da kalmadı ise onlardan isteyin, sonra mail ile kontak bilgilerinizi göndereceğinizi söyleyin.

4- Gülümseyen bir yüz ile odaya girin ve öyle devam edin; Gülümseme karşınızdaki insanın da kendini yakın ve rahat hissetmesine yardımcı olacaktır.

5- Toplantının ev sahibi sizmişsiniz gibi davranın; bu size saçma geliyorsa şöyle düşünün: eğer bu toplantı siz düzenliyor olsaydınız nasıl davranırdınız?.

6- Kendini meşgul gösterme saçmalığına düşmeyin;  bizim toplumda iş yaşamında sıkça yapılan eline bir telefon alıp çok önemli biriymiş, çok ciddi işler yapıyormuş imajını düşmeyin. (Zira karşı tarafa önemsemediğinizi gösteren bir davranış olur). Etrafınıza odaklanın, kimler ilginç geliyor, kimlerle tanışmak istersiniz bakın. Karar verin ve gidin tanışın.

7- Her toplantı için kendinize en az tanışmak istediğiniz kişi sayısı için bir hedef koyun ve onu aşmaya gayret edin; Mesela “her toplantıya gittiğimde en az 3 yeni kişi ile tanışacağım”, “tanıdığım her kişiye merhaba diyeceğim.”, “tanıdığım ama görmeme rağmen görüşmediğim kişi varsa sonradan mail atıp orada olduğumu, ama kalabalıktan veya zaman darlığından merhaba diyemediğimi yazıp, hatırını soracağım”. gibi.

8- İnsanlara soracak sorular hazırlayın, içtenlikle sorun, içtenlikle dinleyin; İnsanlar konuşurken gözünüz ve odağınız onlarda olsun. Gözünüz etrafı taramasın.

9- İlgili ve meraklı olun; Başta anlattığı konu ilginizi çekmiyor görünse bile birkaç soru ile detayını anlamaya gayret edin, belki ilgi çekici birşeyler bulabilirsiniz.

10- İnsanları birbirleri ile tanıştırın; Tanıştırırken pozitif yönlerini öne çıkararak tanıtın. Bu nedenle biraz ev ödevi yapın. Arkadaşlarınızı hangi yönleri ile övmek istersiniz? Hangi yönlerini öne çıkarmak istersiniz, kafanızda tasarlayın. İşbirliği yapabilecek insanları birbirleri ile tanıştırmaya gayret edin.

Size nasıl davranılmasını istiyorsanız insanlara öyle davranın.

11-Toplantı sırasında konuşmacıya soru sorun; Soru sormaktan çekinmeyin, ama ilginç olmak adına tuhaflaşmayın da, ya da egonuz şovu götürmesin.

12- Yanınızda şık bir defteriniz olsun; Toplantıda not alın, gerektiğinde tanışırken de not almanız gerekebilir.

13- Yemek kısmına geçtiğinizde rahat, sakin, güleryüzlü bir ifadeniz olsun; İnsanlarla konuşma açın. Gününüzün nasıl geçtiğinden, ilginç bir olay var ise ondan bahsedin. Onların bu konuda ne düşündüğünü sorun. Böylece sohbet açılacaktır.

Unutmayın en çok vakit geçirdiğiniz 5 kişi, Jim Rohn’un dediği gibi;

“Sen en fazla vakit geçirdiğin 5 kişinin ortalamasısın.”

Evet, uygulamaya başlayın, ben de daha fazla keyifli toplantı geçireyim, kim bilir belki birinde tanışırız da.

Aynı şekilde bu networking yaklaşımını Linkedln’de ve eğer Facebook ile iş yapıyorsanız orada da kullanabilirsiniz. “Sanal ortamda nasıl networking yapılır” başka bir yazımda yazacağım.

Tanışma ve bağlantı kurmada biraz daha destek istiyorsanız aşağıdaki kitapları okumanızı öneririm:

1- İlk İzlenimler- Ann Demarais-Valerie White (şu an yayını yok- ancak bulursanız yeni tanıştığınız birisi sizin hakkınızda ne düşünüyor, istediğiniz imajı yansıtabiliyor musunuz, egersizleri ile birlikte çok faydalanacağınız harika bir kitap.

2- Kiminle Ne Zaman, Nerede, Nasıl Konuşmalı- Larry King: Talk Şov ustasından çok önemli bilgiler.

3- Mıknatıs İnsanlar- Roger Fritz  : görüşmelerde mıknatıs çekiciliğine sahip olmanın yollarını anlatan samimi bir kitap.

Eğer sizin gibi düşünen ve gelişimine önem veren insanlarla Linkedin’de buluşmak istiyorsanız,  “Dönüşüm Liderleri” Grubuma katılmak için tıklayın….
Yazıyı faydalı olacağını düşündüğünüz arkadaşlarınız ve çevrenizle aşağıdaki sosyal medya butonları ile paylaşmanızdan memnun olurum.
Keyifli keşifler,
Nilgün Yetiş
Yorum yok

Yorum yaz