Gerçek Başarı için Hedefini 4 Boyutta Tanımla

Gerçek Başarı için Hedefini 4 Boyutta Tanımla

Deneyimlerimden, hayatta tatmin veren başarı 4 boyutu da içeren başarı olduğunu görüyorum. Sadece bir boyuta odaklanmak diğer boyutları ihmal etmeye ve daha sonra onları onarmak için çalışmalar yapmaya itmektedir.  Bu Dört boyut dediğim, doğu felsefesinde ve metafizik alanda 4 element olarak adlandırılmaktadır; Hava, Su, Toprak, Ateş. İnsanı tanımlamadaki karşılığı: Zihin, Duygular, Beden, Ruh. 

Doğu bilgeliğinde bu yapılar dört elementle de (Hava, su, toprak, ateş) ilişkilendirilmiştir. Aslında baktığımızda bizim de atalarımızdan gelen yapıya deyimler ve atasözlerimizle ne kadar uyduğunu da görebiliriz.

1- Toprak – Fizik Bedenimiz ve dünyadaki fiziksel varlıklarımız- “Topraktan geldik, toprağa gideceğiz”. bedene dönme için topraklanma, fazla enerjiyi boşaltma için topraklanma,

2- Su – Duygularımız-duygusallık, duyarlılık ve sezgidir. Eterik alemi temsil eder. Rengi mavidir. “Ne sulu insansın”, “Sulu göz”,

3- Ateş – Ruhumuz- Ruhunu hissetmediğimiz insana “Ne donuk adamsın” deriz.

4- Hava – Zihnimiz – Zihinsel Düşünce kapasitemiz. “Aklı bir karış hava” derler.

Bu yapılarımızdan birinden birine daha ağırlık vererek, daha önemseyerek çalışmak, diğerlerini görmezden gelmek başta o yönde aktif ve başarılıymışız gibi gösterse de bir süre sonra dengesizlikler ortaya çıkmaya başlar. Varlığımızda çeşitli sinyaller, hastalıklar ile kendisini göstermeye çalışır. Bu fiziksel rahatsızlıklar olabildiği gibi ruhsal, zihinsel, duygusal rahatsızlıklar da olabilir.

Eğer hayatınızda sürüdürülebilir başarıyı arzuluyorsanız 4 alana da önem vererek, mümkün olduğunda dengeli giderek çalışmanızı öneririm.

Yediklerinize dikkat etmek, fiziksel aktiviteye önem vermek, zihninizi olumlu ve yapıcı düşünceler ile kullanmak, negatif düşünceleri temizlemek, duygularınızı farkında olmak, onları anlamak ve duygularınızla yapıcı ilişkiler içinde bulunmak.

Ruhunuzu canlandıran çalışmaların, faaliyetlerin neler olduğuna kulak vermek ve onları gerçekleştirmek için gayret sarfetmek. Bunlar meditasyon olabilir, kitap okumak olabilir, kendimiz ve insanlar- insanlık için dua etmek, doğada yürüyüş, müzik dinlemek, birilerine yardım, çocuklarla ilgilenmek, toprakla uğraşmak olabilir. Size uyan birkaç yöntemi bulun dönüşümlü uygulayın.

Bunları yapmadığımız müddetçe birinden birinin enerjisini çalıyoruz veya beslememek nedeni ile yukarıda bahsettiğim gibi hastalıklar, rahatsızlıklar ortaya çıkıyor, ki bu iş yaşamında çoğunlukla kendini stres ve depresyon olarak gösterebiliyor.

Kendi doğanızı bilip ona göre yaşamak ve doğanızı hedeflerinize göre dengeli eğitmek size tatmin olduğunuz başarıyı getirir. 

Olimpiyat atletlerine baktığımızda sadece fizik bedende çalışmazlar, uzun süreli zihinsel, ruhsal, duygusal güçlenme ve kendine inanma (mindset) çalışmaları da yaparlar. Bu konuda eski Yunan Filozofu Epiktetos’un olimpiyatlara hazırlıkla ilgili sözü motive etme yönünde anlamlıdır.

“Olimpiyat yarışlarında birincilik kazanmayı elbette istersin. Doğrusu bunu ben de isterim. Çünkü övünülecek bir şeydir. Ama ilkin böyle bir işçin eninde sonunda olup bitenleri bir düşün. Bu incelemeden sonra yarışmaya girişebilirsin.

Önce bu düzene girmek, istemeden yemek, zevki okşayan her şeyden uzaklaşmak sıcak olsun, soğuk olsun belli saatlerde idman yapmak, soğuk suyu ve şarabı ölçülü içmek kısası jimnastik hocasına tıpkı bir doktora olduğu gibi teslim olmak, ondan sonra yarışlara gitmek gerekir. Orada yaralanabilirsin, ayağın kırılabilir, pek çok toz yutabilirsin, kimi vakit kamçılanır ve sonunda yenilebilirsin de.

Bütün bunları iyice düşünüp taşındıktan sonra gönlün dilerse git atlet ol. Bunları göz önüne almazsan kimi vakit pehlivanları, kimi vakit gladyatörleri taklit eden, biraz önce boru çalarken biraz sonra trajedileri temsi

le kakarak oyun oynayan çocuklar gibi saçma şeylerle uğraşmış olacaksın. Atlet, gladyatör, oratör ve bunların sonunda filozof olmaya kalkacaksın ve hiçbir şey olamayacaksın. Dostum ilkin yapacağın işin niteliğini anlamaya çalış. Sonra bu yükü taşıyacak kadar güçlü olup olmadığını anlamak için kendi karakterini incele.”

Modern çağın insanı koşullardan etkilenerek sadece zihnine önem vererek yaşarsa; bedeni, ruhu ve duyguları ihmal etmiş olur.

Sonuç; hareketsizlik, kilo alma, bel- sırt ağrıları, donukluk, aksiyon alamama; yeni bir işe girişme, enerji akışını sağlamada isteksizlik ve kararsızlık, depresyon, mutsuzluk olarak kendisini gösterebilir,

Çok duygusal yapıda kalırsak bir süre sonra karşımıza çıkan problemleri halledemez, kırılgan hale gelebiliriz,

Çok ruhsal yapıda kalırsak dünyevi işleri reddetme, katılık, dünyevi hayata tahammülsüzlük ya da ilgisizlik, kopukluk olarak kendisini gösterebilir.

Diyelim ki isteyerek yeni bir projeye başladınız: projede bulduğunuz “anlam“ı hayata geçirecek motivasyonu devam ettirmeniz ve projeyi başladığınız heyecanla bitirebilmeniz için sürekli fiziksel fit, zorluklarla baş edebilir zihinsel, ruhsal yapıda olmanız gerekir.

Doğada yürümenin faydaları

Benim naçizane tavsiyem özellikle büyük şehirlerde yaşayanların fiziksel aktivitelerine önem vermeleri ve günlük hayatın içinde enerjilerini optimum seviyede tutacak beslenmeleri;

Duygu durumlarını olumlu ve güzellikleri görerek, zihinsel olarak kendilerine pozitif karakterlerini ya da olmak istedikleri karakter özelliklerini telkin etmeleri,

Her daim anlam ve amaç, hedef birlikteliği ile hareket edecek yapıyı oluşturmalarıdır. Bunu sağlarken de gerektiğinde uygulamayı öğrenmek için konusunda uzman kişilerden destek almalarıdır.

Bilinçlenerek, daha iyisi için gayret göstererek, güçlenerek ve dengeleyerek yakalanacağına inanlardanım.

Bütüncül başarıyı yakalamanız ve sürdürmeniz dileğimle…..

Eğer sizin gibi düşünen ve gelişimine önem veren insanlarla Linkedin’de buluşmak istiyorsanız,  “Dönüşüm Liderleri” Grubuma katılmak için tıklayın….
Yazıyı faydalı olacağını düşündüğünüz arkadaşlarınız ve çevrenizle aşağıdaki sosyal medya butonları ile paylaşmanızdan memnun olurum.
Keyifli keşifler,
 

Güncellemelerimin e-mailinize gelmesini ve benden duymak istediğiniz konuları belirtmek istiyorsanız formu doldurmak için tıklayın…

—–

Eğer bu yazıyı beğendiyseniz işaretlemenizi ve yorumlarınızı paylaşmanızı ve linkedin ve/veya twitter’da paylaşarak bilginin yayılmasına katkıda bulunmanızı rica ederim.