Sıradışı Sonuçlar için Kendinize İzin Verin

İzin vermek direnç göstermemektir. Olmasını istediğiniz şeye ya da olmasına korktuğunuz şeyin olmasına alan açmaktır.

Direnç, korku, sahte benlik ve kendini koruma ile aktive olur. Direnci tetikleyenler sizin görüşleriniz, dünya görüşünüz, kendiniz ve dünya hakkında neler düşündüklerinizdir.

Bazen hayaller kurarız, hayal bize çok doğal, içten bir şekilde gelir, kalbimizde şakımaya başlar, sonra zihin devreye girer sert ve net bir şekilde “OLMAZ” der. Çünkü ailemizden böyle görmüşüzdür, ailemizden böyle öğrenmişizdir. Birden içimizdeki o otoriteryen sese “EVET” der ve hayalimizden vazgeçeriz, “HAYIR” dediğimiz kendimiz olmuşuzdur artık. Bir de üstüne neden olmayacağını rasyonelleştirmek için bahaneler üretir: biz de içimizden ve dışımızdan inanmaya başlarız.

“Neden olabilir?” veya “neden olmalı?” sorularını kendimiz için sormaya cesaret edemeden…. Hayaller böyle ölür.

Hayalleri öldüren korkulardır. Korkularda çocukluktan çoğunlukla bize aşılanan ya da tecrübelerimizle, duyduklarımızla kendimizi koruma adına karar verdiğimiz limitleyici düşünceler, oluşan sahte kimlik ve yaralı egonun sonuçlarıdır.

İzin vermek, beğensen de beğenmesen, korksan da olmasına izin vermektir. Hayallerine izin vermektir, büyük hayaller kurmaya izin vermektir, büyük düşünmeye izin vermektir. Duymak istediğini inlemeye izin vermektir, görmek istemediğini görmeye izin vermektir. Bu duyduğunu, gördüğünü kabul etmek manasına gelmez. Sadece direnç göstermeyi bırakıp sana sunduğu mesajı almaya cesaret edebilmektir. Böylece korktuğunun direncini daha olmadan kırmaya başlarsınız.

Direnç gösterdiğinizi bırakmada analitik düşünce çok işinize yaramaz. Bilinçaltınıza, engelleyici duygularınıza ve inançlarınıza bakmanız gerekir. Gün içinde kendinize neler söylüyorsunuz, diliniz nasıl? Yargılayıcı mı, destekleyici mi? Kendinize yok mu açıyorsunuz yoksa  sabote mi ediyorsunuz?

***

Birşeyin olması ya da olmaması için çok direnç göstermek; olacak şeye direnç oluşturur;

Birşey akmıyorsa, olmuyorsa bir süre bırakmak, ara vermek iyidir. İçinizden ne geçirdiğinize bakmak, “Gerçekten istiyor musunuz, istemiyor musunuz?” a; farkında olmadan nelerin olmasına direnç gösterdiğinize; ya da olmasını çok istediğinize karşı yokluk bilincini oluşturduğunuzu ve böylece kendinizden uzaklaştırdığınıza bakmak önemlidir.

Bu nedenle:

Eğer bir hedefiniz olmuyorsa, gerçekleşmiyorsa, bilin ki, siz izin vermediğiniz içindir. Hedefinizin, arzularınızın sizin için uygun olmadığını söyleyen bilinçaltınızı dinlemenizden kaynaklanmaktadır. Analatik Psikoloji’nin babası olan Carl Jung’ un söylediği gibi;

“Bilinçaltı bilinçüstüne çıkmadıkça karşınıza kader olarak çıkar.”

Kendinize izin verin, denemeye izin verin, bolluk bilinci ile bakmaya izin verin. Karşınıza çıkan engelleri problem değil, öğrenmek için birer fırsat olarak görmeye izin verin ve direnç duvarlarını indirin, daha yüksek frekansta bir yaşam sürün.

Bugünün mantrası:

Linkedin’de “Dönüşüm Liderleri” Grubuma katılmak için tıklayın….

Güzel bir hafta dileklerimle….

Nilgün Yetiş / Dönüşüm Koçu /www.nilgunyetis.com

Eğer sizin gibi düşünen ve gelişimine önem veren insanlarla Linkedin’de buluşmak istiyorsanız,  “Dönüşüm Liderleri” Grubuma katılmak için tıklayın….
Yazıyı faydalı olacağını düşündüğünüz arkadaşlarınız ve çevrenizle aşağıdaki sosyal medya butonları ile paylaşmanızdan memnun olurum.
Keyifli keşifler,
 

75 Dakika Strateji Koçluk Netlik Görüşmesi: Eğer bu aralar kendinizi bulunduğumuz duruma saplanmış ve çıkamıyor, netlik ve bir yol haritasına ihtiyaç duyuyorsanız, 75 Dakika Strateji Koçluk Netlik Görüşmesi satınalma için tıklayın….

Güncellemelerimin e-mailinize gelmesini ve benden duymak istediğiniz konuları belirtmek istiyorsanız formu doldurmak içintıklayın…

İlgili Diğer yazılarım: 1-Hedeflerine Nasıl Kısa Sürede ulaşırsın?, 2-Problemlerinize SEVGİ’yle mi KORKU’yla mı yaklaşıyorsunuz? 3- Korkular ve Hayatımıza Etkileri