Kasım Ayı Kitap ve Film Önerilerim

Çoğumuz görsel (ben de dahil olmak üzere) ve film seyretmeyi seviyor. Ben görsel bir insanım, ancak uzun süre tiyatroyu tercih ettim. İkisinin yeri ayrı, ancak film de evden de olsa farklı dünyalara, çağlara gitme imkanı verdiği için artık beğendiğim konuları işleyen filmleri izlemeyi tercih ediyorum. Seyretmekten keyif aldığım, faydalandığım filimleri sizlerle paylaşmaya karar verdim. Filmler özellikle bir mesaj, bir tarihi anı, kahramanı anlatıyorsa gelişim yolculuğumuzda yol gösterici olabiliyor. Keza romanlar da öyle…

Bu ayki ayki önerilerim;

kral-arthurKral Artur-Yönetmen-  Antoine Fuqua-2004

Eğer bu sene kendi destanınızı yaratmaya niyetliyseniz Kral Artur gibi epik filmleri seyretmenizi öneririm. Hem de tarihi filmleri seyrederek insanlığın gelişimi hakkında bilgi sahibi oluyoruz.

Kral Artur Britanya mitolojisindeki efsanevi Camelot kralı. Hikayeleri, 5. yüzyıl sonları ya da 6. yüzyıl başları Britanya’sında geçen Arthur, Britanyalılar için savaşta ve barışta ideal kralın simgesi olmuştur. Arthur’un, Sakson istilacılara karşı Kelt asıllı Britonların koruyucusu olduğuna inanılır. 2.5 saatinizi ayırmaya değer güzel bir film.

ny-flourishes-blue

Kitap Önerim: Siddartha- Hermann Hesse

Keyifle okuduğum, tatlı hikaye tadında inişli çıkışlı tempo ile yazılmış Siddhartha. Uzun zamandır beni bekliyordu kütüphanemde. Nnihayet bu ay tadını alarak okudum.siddharta

“Genel olarak herkesçe kabullenilmiş Buddha imgesini aşan bir Buddha yaratmak, daha önce eşine rastlanmamış, büyük bir başarıdır. Siddhartha, benim gözümde, Kutsal Kitap’tan kat kat üstün bir ilaçtır…”

20. yüzyılın en büyük romancılarından Henry Miller’a bu sözleri söyleten Siddhartha, 1946 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Alman yazar Hermann Hesse’nin baş­yapıtıdır. I. Dünya Savaşı’nı izleyen yıllarda insanları yaşamlarını yeniden kurmaya çağıran, Doğu gizemciliğini yücelten Siddhartha, kuşaklar boyunca nerdeyse bir “kutsal kitap” gibi okunmuştur. Siddartha’dan birkaç bilgelik sözü:

“Şaka etmiyorum. Keşfettiğim bir şeyi söylüyorum sana. Bilgi bir başkasına aktarılabilir, bilgelikse hayır. Bilgelik keşfedilebilir, bilgelik yaşanabilir, bilgelik el üstünde taşıyabilir insanı, bilgelikle mucizeler yaratılabilir, ama bilgelik anlatılamaz ve öğretilemez.” 

****

Kamala; “Dostum, pek çok kimsenin bilmek istediği şeydir bu. Hangi işten anlıyorsun, o işi yapmalı, çalışmana karşılık da para, giysi ve iskarpin almaya bakmalısın. Yoksul biri başka türlü para sahibi olmaz. Hangi işten anlıyorsun bakalım;

Siddartha: “Düşünebilirim, bekleyebilirim, oruç tutabilirim.”

Ve Siddartha bu niteliklerini – düşünmek, beklemek ve oruç tutmak- kullanarak Kamala’yı etkilemek için bir tüccarın yanında çalışır ve zengin olur. Gerisi kitapta…

Siddhartha’da Buddha’nın yaşamının ilk yıllarını şiirsel bir üslupla anlatan Hesse, insanın öz benliğini bularak uygarlığın yerleşik biçimlerinden kurtulmaya çalışmasını işler. “Bu kitapta,” der, “tüm dinlerde, insanların benimsediği tüm inanış biçimlerinde ortak olan yanı, tüm ulusal ayrımları aşan, tüm ırkların, tüm bireylerin benimseyebileceği şeyi yakalamaya çalıştım.”

 ***
Kendi özünü bulmada ve kahramanlık  hikayeni oluşturarak yaşamada faydalanman dileğimle…
Nilgün Yetiş
Başarı ve Dönüşüm Koçu