İlişkileriniz ihtiyaçlarınızı karşılıyor mu?

İlişkiler ihtiyaçları karşılamak için iki ya da daha fazla kişinin bir araya gelmesi ile oluşmuş yapılardır. Kimi zaman insani içgüdü ile doğal olarak bir araya geliriz. İlişkimizin hangi ihtiyacımıza hitap ettiğini bilmeden. Doğal olarak doyurulacağınız bekleriz. Ama ifade edilmemiş her beklenti, hayal kırılıklığı ile kendini gösterecektir.

İhtiyaçlar fiziksel, ruhsal, duygusal, zihinsel alandaki huzursuzluklarımızdır. Ve biz insanlar huzursuzluklarımızı gidermek ve azaltmak isteriz, ki hayatta kalabilelim.

Birincil ve ikincil ihtiyaçlarımız vardır. Birincil ihtiyaçlar en temel olanlardır. Barınma, güvenlik, sevilme, saygı görme, ait olma, bağlantı kurma … vs. Abraham Maslow bunu İhtiyaçlar Hiyararşisi denilen pramidi ile açıklamıştır. En altta fizyolojik ihtiyaçlarımızdan başlayarak en üstte kendimizi gereçkelmeye doğru giden temel ihtiyaçlarımızdır. Bunlar bizim doyumlu, mutlu bir birey olmamızı sağlayan ihtiyaçlardır.

İhtiyaçları içimixden geldiği gibi ifade etme yetişmemizle gelen koşullanmalar ile yetişkin olduğumuzda kolay olmayabiliyor. Böyle olunca da insan olarak bizler temel ihtiyaçlarımızla barış içinde bağlantıda olmaktadan koparak ikincil, üçüncül ihtiyaçlar ile kendimize çözüm arayabiliyoruz.

Bazen reddedilme ya da ihtiyaçlarımızın karşılanmayacağı endişesi ile ikincil ihtiyaçları öne süreriz. Mesela bir arkadaşınızla görüşmek istediğinizde “boş zamanımı değerlendirmek istiyorum” diyebilirsiniz ama temeldeki ihtiyacınız bağlantı kurma, yakınlık ve ait olma ihtiyacınızı giderme olabilir. Ya da canınız tatlı yemek istediğinde bunun altında yaten gerçekten fizyolojik açlık, şeker yeme isteği mi,  yoksa yalnızlık hissedip, ait olma, sevgi ihtiyacınızı karşılamak için bir araya daha kolay gibi görünen ihtiyaç giderici mi koyuyorsunuz.  (Bu konuda “Aslında Neye Açlık Çekiyorsunuz?” yazımı okumanızı öneririm.)

Yani temelde yatan ihtiyaçlarınızla bağlantıda bulunmak sadece karşınızdakilerle ilişkilerinizi düzeltmez, geliştirmez, kendinizle de daha anlamlı içten, samimi bağlantı kurarsınız.

Siz kendinizi ifade etmediğinizde aslında karşınızdakinin de ifade etmediğini, etmekten zorlandığını, araya başka anlamlarla, ihtiyaçlarla örtmeye çalıştığını anlarsızın. Bir çölde karşılaşmış iki insan gibi tek başına yalnızlıkla yola devam etmeye çalışırsınız. Kendinizi anlamaya başladıkça karşınızdakini de anlamaya başlar ve empati kurma beceriniz artar.

Ya da ihtiyaçlarınızı dile getirme sorumluluğunuzu ele alır, önce kendinize ifade eder, ihtiyaçlarınıza saygı gösterir ve karşınızdaki ile eşit karşılanacak ilişkiler kurma gayreti içine girersiniz.

Seçim sizin…

ihtiyaçlarınızı sağlıklı karşıladığınız günlerin artması dileğimle,

Benim hakkımda detay bilgi için tıklayın…
Benimle çalışanlar neler dedi öğrenmek için tıklayın…
Eğer sizin gibi düşünen ve gelişimine önem veren insanlarla Linkedin’de buluşmak istiyorsanız,  “Dönüşüm Liderleri” Grubuma katılmak için tıklayın….
Nilgün Yetiş / Dönüşüm Koçu