Kırılganlığınızı Hangi Arkadaşlarınızla Paylaşamazsınız?

Utandığınız durumları arkadaşlarınızla konuşabiliyor musunuz?

Sizin için özel ve hassas konuları, belki de biraz kendinizi eleştirdiğiniz hatta suçladığınız konuları konuştuğunuzda sizi yargısız, eleştirmeden dinleyen arkadaş sayısı kaç tane?

pexels-photo-27118-large

Bazen özelimizi açarken küçük bir çocuk gibi hissederiz, kırılganızdır. Kabul ediliğ edilmeyeceğimizden endişeliyizdir. Konumuzu bahsettiğimizde olduğumuz gibi kabul edilmeyi, koşulsuz sevgi görmeyi ve avutulmayı, bunun insan olmaya dair olduğunu, bunun da geçeceğini, bir deneyim olduğu, iyi olacağının, herşeyin iyi olacağının söylenmesini isteriz. Ve eğer bunu duyarsak rahatlarız. Duymadığımızda kendimize ve yaşama güvenimiz azalır, sevdiklerimize. Kopma başlar, artık anlatmayız eskisi gibi dertlerimizi, hatalarımızı, beğenmediğimiz, eleştirdiğimiz yanlarımızı. Yalnızlaşırız. Tandık geliyor mu size?

Ya şefkatle, empatiyle yaklaştığını hissediyor musunuz?

I'm here for you

Bazen utandığımız, sıkıldığımız, belki de kendimizi targıladığımız bir konuyu arkadaşımızla konuşurken yargılandığımızı, anlaşılmadığımızı ya da daha anlatamadan bize ders verildiğini dinlemeye başlarız. Hem destek ihtiyacımız karşılanmamış, hem de belki utandığımız durumdan daha utanmış ya da hayal kırıklışına uğramış, yanlız ve öfkeli hissederek arkadaşımızın yanından ayrılırız. Yaptığına da anlam verememişizdir.

“Geçmişe dönüp öğretmenlerimizi takdirle anarız; ama insan ruhuna dokunmayı bilenleri asla unutmayız. Müfredat elbette gereklidir, ancak bir bitkinin büyümesi için su ne kadar gerekliyse, bir çocuğun sağlıklı büyümesi için de şefkat o kadar gereklidir.” Carl G. Jung

Anlamak ve anlaşılmak isteriz. Bu gerçekten bağlantı kurmak için çok önemlidir.

Sosyal Psikolog Brene Brown’un “bağlanıtı” tanımı: insanların görüldüklerini, işitildiklerini ve değer verildiklerini hissettiklerinde; yargı olmadan verebildiklerinde ve alabildiklerinde ve ilişkiden destek ve kuvvet sağladıklarında, insanlar arasında mevcut enerji olarak tanımlıyorum.

Ben de bu tür bağlantının gerçek, içten ve besleyen bir bağlantı olduğunu düşünüyorum.

Dr. Brene Brown’un bu tanımlaması ile ilk karşılaştığımda çok etkilenmiştim. Zira benim de geçtiğim yolculukları tanımlıyor ve nerelerde dikkatli olmam gerektiğini söylüyordu. Bazen tehlike işaretlerini biz de görürüz ama anlam veremeyiz, geçiştirmeye, uyum sağlamaya, koruma mekanizmalarını çalıştırmaya başlarız (yadsıma ya da yansıtma).İşte Bréne Brown kendimizi kırılgan anlarımızda daha da kırılmaya açmamak, daha da yaralanmaya açmamak için dikkatli olmamız gereken 6 arkadaş tipini tanımlıyor;

1- Hikayeni dinleyen ve hikayenizden aslında sizin adınıza utanan bir arkadaş. Güçlükle soluk alır ve dehşete kapılmanız gerektiğini doğrular. Sonra sıkıntılı bir sessizlik oluşur. Sonra da onun kendini daha iyi hissetmesini sağlamanız gerekir, yani onu sakinleştirmeniz!

Ny-Kırlganlık2- Empatiden ziyade “anlıyorum, nasıl hissetiğini biliyorum ve bunu ben de yaşadım”, sempatiyle “senin için çok üzüldüm” karşılık veren bir arkadaş; Bir utanç hortumunun ölümcül bir hale geldiğin görmek istiyorsanız, içine bunlardan bir tanesini atın: “Vah, zavallı.” Yahut, sempatinin inanılmaz şekilde pasif-agrasif versiyonu olan “canın sağolsun” diyen.

3. Değerlilik ve sahicilik abidesi olmanızı isteyen bir arkadaş; Elinden olmadan kusurluluklarınız onda büyük hayal kırıklığı yaratır. Onun yüzünü kara çıkardınız.

4- Savunmasızlıktan büyük rahatsızlık duyduğu için size çıkışan bir arkadaş: “Buna nasıl izin verdin? Ne düşünüyordun?” yahut, suçlayacak birini arar: “Kimdi o adam? Ona dünyanın kaç bucak olduğunu göstereceğiz.”

5- Tek derdi iyileştirmek olan ve kendi huzursuzluğu yüzünden gerçekten çıldırabileceğinizi ve kötü tercihler yapabileceğinizi kabul etmeyi reddeden bir arkadaş; “Abartıyorsun. O kadar da kötü değildi. Mükemmelsin. Seni herkes seviyor.”

6- “Bağlantı” yı sizin bir adım önünüze geçme fırsatıyla karıştıran bir arkadaş: “Bu birşey değil. Birde benim başıma geleni dinle!” şeklinde lafı ağzına tıkayabilir.

Bu listeyi okumak nasıl geldi size?

Belki başta tepki gösterebilirsiniz ya da “zaten biliyor ve ona göre davranıyorum ve sağlıklı sınırlarım var, kendime de şefkatli olabiliyorum” da diyebilirsiniz, öyleyse çok güzel .Ama eğer bu konu üzerinde bir fakındalık kazandıysanız, şimdi biraz çalımşa zamanı!

pexels-photo-66362-large

Size önerim,

1- bu listenin bir çıktısını alıp, 6 arkadaş tipinin karşılarına denk gelen arkadaşlarınızı yazmanız ve gözlemlemeniz.

2- Siz hangi kategoriye giriyorsunuz ona bakmanız, burada kendinize karşı dürüst olup, kendinizle yüzleşmeniz,

3- Eğer siz de bu tepkileri gösteriyorsanız, bir dahaki sefere arkadaşınızla içten ve samimi bir bağlantı kurmak için ne yapabilirsiniz ona bakmanız; aslında olmak istediğiniz kişiyi tanımlamanız ve o kişi olmak için aktif çaba göstermenizi öneririm.

4- Kendinize karşı şefkatli olmanız ve karşınızdan beklediğiniz şefkati öncelikle siz kendinize verebilir hale gelmeniz.

5- İstediğimiz muameleyi alabilmek için de kimi zaman da bizim için neyin önemli olduğunu öğretmemiz de gerekebilir tabii eğer sabrınız varsa ve siz ihtiyaçlarınızı söylediğinizde arkadaşınız kişisel algılayıp aksine şeyler söylemeye girişmez ise.  Yürekten iletişim becerinizi arttırmak ve ihtiyaçlarınızı daha rahatlıkla dile getirmeyi öğrenmek için Marshall Rosenberg’in “Şiddetsiz İletişim” kitabını okumanızı ve uygulamanızı öneririm.

“Açık yürekle alabilinceye kadar, asla gerçekten açık bir yürekle veremiyoruz. Yardım almaya yargıyı eklediğimizde, bilerek ve bilmeyerek yardım vermeye yargı ekliyoruz.” Bréne Brown

Size önerim arkadaşlarınızla özelinizi paylaşmadan önce yukarıdaki maddeleri de göz önünde bulundurarak, sizi gerçekten sizi sakinlikle dinleyen, anlayan ve size sorarak destek olmaya özen gösteren size saygılı arkadaşlarla paylaşmanız.

Güzellik ve içtenlikle yaşama alanınızın genişlemesi dileği ile…

Nilgün Yetiş

İş & Başarı ve Dönüşüm Koçu

Bu yazımı beğendiyseniz şu yazılarım da ilgilinizi çekebilir : 1- Kendine Şefkat Günlüğü2-Be A Good Friend To Keep A Good Friend

Güncellemelerimi e-mailinize almak istiyorsanız, sitemin üzerindeki e-mail kayıt butonlarını ile kaydolabilirsiniz.

NY-linkedin tanıtım (1)