İş Yaşamındaki Kadın Sessiz…

Bu yazım iş ve yaşamdaki kadınlara yöneliktir. Hitabım da onlara yönelik olacak…

Bana iş yaşamındaki çoğu kadın sessiz gibi geliyor. 4 sene önce de öyle geliyordu, şimdi bakıyorum halen öyle. Neden acaba? Sizi dinliyorlar, bakıyorlar, inceliyorlar, ama çok düşüncelerini dile getirmiyorlar. Çalışkan, becerikli, çekingen ve sessiz…

Sessiz, belki sesinin renginden emin değil.

Sessiz, belki çocukken de çünkü aile içinde de çok desteklenmiş değil.

Desteklenmeyi bırakın bir de kültürel ve ahlaki kodlamaların içine hapsolmuş vaziyette. Kendi bile doğru bildiği yanlışları sorgulamıyor. Hele bir de bunların konuşulmasının “ayıp” sayıldığı kültürel kodlarımızı aldıysa…

Sessiz, çünkü desteklenmiyor,

Sessiz çünkü konuştuğunda engelleniyor.

Sessiz çünkü, konuştuğunda kadınlar tarafından da sürü dışına itilebiliyor, erkekler tarafından dışlanması bir yana,

Sessiz çünkü kendini içtenlikle ifade ettiğinde; “çok konuşuyor”, “patronluk taslıyor”, “agresif”, “çok bilmiş” …vs diye etiketleniyor.

Eğer iş yaşamında başarılı bir kadınsanız, bu etiketleri ya kendiniz ya da başkaları için duymuşsunuzdur değil mi?

Biz Türk Kadını hem düşünmeyi seviyoruz, hem de çok düşünceliyiz; sevdiklerimiz için, çocuklarımız için, işimiz için.  Ama  başkalarını ve “herkes için daha iyi nasıl olabilir?” diye düşünürken kendimizi unutuyoruz. Öyle değil mi? Birgün birileri bizi hatırlar diye bekliyoruz.

Yani verici olmak, önce başkalarını düşünmek sadece bizim toplumumuzda değil gelişmiş ve gelişmekte olan bir sürü toplumda kadına yüklenen bir görev. Bu nedenle KADIN KENDİ İÇİN SORU SORAMIYOR.

KADIN KENDİ İÇİN İSTEYEMİYOR.

İsteyecek olsa bile çok geç kalıyor. Ve atalette kalmaktan önüne gelen fırsatları da değerlendiremeyebiliyor.

Soru sormayı bilmiyor. Soru sorma antremanı yapmıyor. Ben de yapmadım zamanında, bu bir stratejidir. İyi niyetli ve çalışkan olmak size istediğiniz sonucu veya pozisyonu getirmiyor. Siz gidip almasını bilmeniz gerekiyor.

Anthony Robins’in çok sevdiğim bir sözü var:

“Sorularınızın kalitesi, yaşamınızın kalitesini belirler.”

Bu çok önemli bir söz ve öncelikli önerim size hanımlar, iş ve yaşamda soru sorma kapasitenizi geliştirin ve soru sormaya cesur olun.

Duygusal, ruhsal ve enerji boyutta kendinizi ifade etme becerilerinizi geliştirmek, tıkanıklıklarınızı açmak için çalışın. Örneğin: 5. çakra ifade çakrasıdır ve boğazdadır, Genelde de yapılan incelemelerde kadınlarda düşük çalıştığını göstermiştir, bunun sonucu da tiroit hastalıkları ortay çıkabilmektedir. 5. çakra ve kalp çakrası olan 4. çakra üzerine çalışmanızı öneririm.

İnsan niye VAZGEÇER biliyor musunuz hanımlar? Neden elini ayağını çekip, KABUĞUNA çekilir?

1- Strateji azlığından dolayı ya da TEK BİR STRATEJİYE bağlı kalmasından,

2- Ne soracağını, kime soracağını bilememekten,

3-Yardım almamaktan; kendi yapamaz ise, beceriksiz olduğu düşüncesi aşılandığı için,

4- Karamsar bir tutum içinde olmasından dolayı,

5- Çevresini negatif ve karamsar ortalama insanlarla doldurduğu için,

6- Kendisinden çok çabuk vazgeçmesinden ve “Daha iyisi nasıl olabilir” diye yılmaz bir arayış içinde olmamasından dolayı.

Sessizliğin çözümü nedir biliyor musunuz?

  1. Kendinizle bağlantı kurun; Kendinizi tanıyın, kendi içinize doğru samimi bir yolculuğa çıkın,
  2. Kendi sesinizi dinleyin. Özünüzün sesine kulak verin. Uygulama: sesli kitap okuyun, sesinizi kaydedin okuyun, kendi sesinizi duymaya ve onunla arkadaş olmaya alışkanlığınızı geliştirin.
  3. Duyguların dilini tanıyın; duygularla ilgili kitaplar okuyun, Duygularınızı sağlıklı dile getirme yöntemlerini öğrenin,
  4. Kendinizle buluşma zamanları ayarlayın. Yorulduğunuzda ara verin dinlenin ve kendinizi dinleyin, iç seslerinize kulak verin,
  5. Kariyer ve yaşam hedefleriniz olsun, 3 aylık, 6 aylık, yıllık 3 yıllık, 5 yıllık, 10 yıllık. Bu dönemlerin başında oturun gerçekten tasarlayın, vizyonlayın. Hayal edin, yazın, bunun için bir defter tutun ve sık sık bakarak gelişiminizi ve hedeflere ulaşmanızı takip edin. Bu dünyadan göçüp gitmeden nasıl iz bırakmak istiyorsunuz bakın ve bunu gerçekleştirmek için küçük de olsa adımlar atmaya başlayın.
  6. Hedeflerinizi tamamlayınca bir sonraki yapmak istediğiniz hedefi belirleyin. Bırakmayın. Birşeyi tamamladım hayatımı gerçekleştirdim klişesine kapılmayın. Hayat bir sürü süprizlerle sürekli yenilenmekte, öyle değil mi?
  7. İstediğinizi bir şeyi almak için aksiyona geçin,
  8. Daha fazla soru sorun; kadınların arka planda kalmalarının bir sebebi de çocukluktan itibaren kendilerini ifade etmeye, soru sormaya pek teşvik edilmemeleri, bunun yerine ebeveynleri tarafından engellenmeleri ve susturulmalarıdır. Kendi içinizde sorgulamayı bırakın, sesli sormaya başlayın.
  9. Daha fazla sizi anlayan destek olan, kız arkadaş gurubunda olun, yoksa yaratma çarelerine bakın.
  10. Herşeyi bilmeye çalışmayın, bilinmeyene de yer açın,
  11. Herşeyi üstlenmeyi ve herşeye yeten kadın (süperwoman) olmayı bırakın.
  12. Kendinizi güçlendirme adına attığınız her adımı kutlayın, küçük ödüller alın kendinize. Böylece özgüveninizin de arttığını göreceksiniz.

Bunları yaptığınızda enerjinizi tüketen değil, size enerji veren iş, yaşam ve ilişkiler kurmanız çok daha muhtemeldir. Kısa sürede sonuçlarını iş bazında görmeseniz bile ilk önce kendinizle ilişkiniz düzelecektir ki, kendimizle ilişkimiz en öncelikli ve en önemli ilişkimizdir.

Bunun yanında sizin gibi gelişimine önem veren kadınların katıldığı Facebook grubuma katılmak isterseniz tıklayın…

Çakra resmi-http://enerjitibbiveterapileri.blogspot.com/2013/06/cakra-sistemi-ve-renk-terapileri.html 'den alınmadır.