Mart Ayı Kitap ve Film Önerilerim

Mart Ayına girdik nihayet. Sanki bu kış çok çabuk geçti, bir koşturma ve sıcak biryerler bulma telaşı ile… Soğuktu çoğu zaman, ama baharı da çabuk getirdi. Bahçemdeki erik ağaçı çiçeklendiği gibi, bu İstanbul’dan İzmir’e bu gelişimde yapraklarının da arttığını görüyorum. Bahar şenliğine hazır olun ve kendinizi bu güzelliklerden mahrum etmeyin.

Bunun yanında 8 Mart Dünya Kadınlar günü yaklaşıyor. Tesadüf oldu, Mart ayına önereceğim kitap ve filmler de bu ayın konusuna uygun denk geldi. İş yaşamında ne kadar çok kadın yer alırsa, daha çağdaşlaşma, ilerleme ve üretken olacağına inanıyorum; bu vesile ile 8 Mart Kadınlar Günümüzü kutluyorum. Kadınlarımızın iş yaşamında kadın olarak var olmasına imkan sağlayan çalışma ortamlarının artmasını diliyorum. Zira toplumlar bir bütün olarak büyüyerek, gelişerek ilerler.

“Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelir. Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer kısmı göklere yükselebilsin!” M. Kemal Atatürk

Kitap- Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma  Pembe Çantalı Kızın Hikayesi Berrak Dalkılıç Çekin

Girişimci, mühendis bir anne Ayşan Dalkılıç’ın kurduğu Hidrotam Makine‘ nin ikinci kuşak yöneticisi, kızı Berrak Dalkılıç Çekin’ in yönetimi geçtikten sonra gözlemlerini ve deneyimlerini yazdığı çok güzel bir kitap. Kitabı Aysan Hn’la girişimcilik üzerine bir görüşmemiz sonrası bana göndermesi ile tanıştım. Kitabı girişimcilik üzerine beklerken aile şirketlerinin kurumsallaşması ile ilgili olmasına şaşırdım ve çok sevindim.
Bildiğiniz gibi Türk şirketlerinin çoğu aile şirketi ve kurumsallaşma zayıf, bu nedenle iyi üniversitelerden mezun pırıl pırıl gençler aile şirketlerindeki keyfi uygulamalardan yılıp kendilerini büyük organizasyonlara atmakta.  Aile şirketleri de büyüyemeden kısa sürede ya batmakta ya da büyük balığa yem olmakta.
İş yaşamında gerçekten değişimi, dönüşümü yaşayanların deneyimlerini ve çözüm önerileri paylaşmaları hem yönetim kültürünün gelişmesine ve gelecek kuşaklara aktarılmasının çok önemli olduğuna inananlardanım ve iş sahiplerini kitap yazmaya teşvik etmeyi bir görev biliyorum.
Berrak Hn’ın kaleminden kurumsallaşma sürecinde yaşadıkları ve aldığı danışmanlık / koçluk çalışmalarının ona nasıl faydalı olduğuna dair ifadeleri:
“Sistem kurmak için çok çabaladım, pek çok farklı denemem oldu. Hep rüzgâra karşı koşuyor gibiydim. Her yıl yeni danışmanlar, yöneticiler ile çalışıyordum ama hepsi başarısızlıkla sonuçlanıyordu ve bir türlü evrensel bir doğruya ulaşamıyordum. Yurt dışından aile şirketleri yönetimi dekanları ile görüşüyor, tüm aile şirketleri ile ilgili seminerlere katılıyordum. Hepsinde söylenen ortak şey şuydu: Şirket devam ettirilmeli! Bunun için de sundukları yol, bir sistem kurulması ve buna yönelik bir yöntem geliştirilmesiydi. Tüm çabalarımın sonunda, kararımı verdim. Bir yönetim koçu bulup o kişi ile beraber bir sistem kuracak ve şirketin temel taşlarını sağlamlaştıracaktım. Bu süreçte yanımda olan ve değerli deneyimlerini benimle paylaşarak bana yön veren ama en önemlisi bana inanan ve güvenen eski Otoyol Genel Müdürü Sevgili Cengiz Nayır’a teşekkürü bir borç bilirim.”
Bu nedenle şirket sahibi olun olmayın okumanızı kurumsallaşmada sıkıntı çeken iş sahiplerine önermenizi rica ederim.

FİLM- AGORA

İskenderiyeli Hypatia diye de bilinen Hypatia, bilinen ilk kadın matematikçi. Bilinen ilk kadın matematikçi Hypatia, bilinen ilk kadın bilim şehidi oldu. Bundan sonra Hristiyanlıkta kadınların cadı olarak adlandırılarak ödürüldüğü ve yakıldığı söylenir.
Yetenekli yönetmen Alejandro Amenábar tarafından çekilen film, epik ve çok etkileyici olmasının yanında kadınlar, bilim, ve gelişim adına çok anlamlı.
İskenderiyeli filozof Theon’un kızı. Babası tarafından yetiştirildi. Engin bilgisi, olağanüstü zekâsı ve sağlam karakteri ile “erkekler dünyası” olarak bilinen bilim ve felsefe alanında zirveye çıktı. Yüksek bilgisinin kendisine sağladığı benlik bilinci ile, yöneticilere karşı korkusuz davranıyor, erkeklerin toplantılarına katılmaktan hiç çekinmiyordu. Böyle bir kadının dönemin gericilerinin tepkisini çekmesi kaçınılmazdı. Başrahip Cyril halkı Hypatia’ya karşı kışkırttı. İskenderiye’yi “şeytani büyü” ile etkisi altına alan Hypatia’yı öldürmek için Kilise’de yemin edildi. MS 415’te bir  güruhu tarafından sürüklenerek kiliseye götürüldü; taşlanarak linç edildi ve parçalanmış cesedi yakıldı.
Gelişim için her dönem tarihten ders almak önemlidir.  Bu ister firmamızın tarihi, ister ülkenin, isterse insanlığın tarihi olsun. Filmler ve kitaplar da bu anlamda bizlere yardımcıdır. Okurken, seyrederken sorgulamak, gördükleriniz ışığında tarihi incelemek daha iyi bir gelecek yaratmanıza kaynak olur.
Anlamlı okumalar ve seyirler dileklerimle…

Nilgün Yetiş

İş ve Başarı Dönüşüm Koçu