Aralık Ayı Kitap Önerilerim

2015’in son ayına geldik. 2015’i çok sevdim. En keyif aldığım yıllardan biri oldu. Bunda benim de katkım oldu. Çünkü ertelediğim hayallerimin peşinden gittim ve çok şükür meyvelerini topluyorum bu aylarda… (Bu haftasonu ilk haftasonu eğitimimi verdim. Güzel bir katılımcı grubuna, birlikte yaratmanın keyfini aldık.)

Aynı zamanda 2 Aralık benim doğumgünüm. Bu nedenle içimdeki çocuktan içinizdeki çocuğa mesajlar iletecek kitaplar önermek istiyorum.

Eğer hayatınızdan bunalıdınız ve sıkıldıysanız, yaratıcılığınızın öldüğünü ya da yaratıcı olmadığınızı düşünüyorsanız; uzun süredir içinizdeki çocuğu ihmal ettmiş olabilir misiniz? Zira hayaller orada saklı. Sezen Aksu’nun “Küçüğüm”şarkısında dediği gibi “O sana herşeyi anlatır.”

Evet gelelim kitap önerilerime:

1- Şeker Portakalı –Jose Mauro de Vasconcelos

Üniversite yıllarımda keyifle okuduğum Vasconcelos, kitaplarında bize -naif bir şekilde- özümüzle, içimizdeki çocukla buluşturur.

Eğer şimdi ebeveynseniz, bu kitapları bir de büyük gözü ile hem kendiniz, hem de çocuklarınıza daha iyi rehberlik yapmak için okumanızı öneririm. Şeker Portakalı’ndan bir kesit;

”Nen var Zeze?”

”Hiç. Şarkı söylüyordum.”

”Şarkı mı söylüyordun?

”Evet.”

”Öyleyse ben sağır olmalıyım.”

İnsanın içinden de şarkı söyleyebildiğini bilmiyor muydu yoksa? Bir şey demedim. Bilmiyorsa bunu ona öğretmeyecektim.Jose Mauro de Vasconcelos – Şeker Portakalı

2- Küçük Prens- Saint Exupery

Yazarın kendi ilutrasyonlartının yer aldığı, Küçüklere yazılmış bir kitap gibi görünse de, aslında büyüklere yazılmış bir kitaptır “Küçük Prens”… Bilgelik dolu kısa, ama üzerinde düşünmek için uzun oturma gerektiren bir kitap. Küçük Prens’ten en sevdiğim söz:

“İnsan gerçekleri sadece kalbiyle görebilir. En temel şeyi gözler göremez.”

ve çok anlamlı olan bir başkası;

“Büyükler sayılardan hoşlanır. Onlara yeni bir dostunuzdan söz açtınız mı, hiçbir zaman size önemli şeyler sormazlar. Hiçbir zaman: ”  Sesi nasıl? Hangi oyunu sever? Kelebek toplar mı?” diye sormazlar. “Kaç yaşındadır? Kaç kardeşi var? Kaç kilodur? Babası kaç para kazanır?” diye sorarlar. Ancak o zaman tanıdıklarını sanırlar onu. Büyüklere: “Pembe kiremitten bir ev gördüm, pencerelerinden sardunyalar, damında güvercinler vardı” derseniz, o evi bir türlü gözlerinin önüne getiremezler. Onlara: “Yüz bin franklık bir ev gördüm” demeniz gerek. Ozaman: “Aman ne güzel!” diye bağırırlar.”

Bu kitapla birlikte paylaştığım 6 kitaptan eğer okumak için aldıklarınız, okuduklarınız var ise farkındalıklarınızı benimle paylaşmanızdan mutluluk duyarım,

Eğer hedeflerinizi gerçekleştirmede size nasıl yardımcı olabilirim öğrenmek istiyorsanız ön görüşme için tıklayın…

Keyifli okumalar ve eskiye yeni bir gözle bakmalar dilerim. 

Nilgün Yetiş

Başarı ve Dönüşüm Koçu