Çok Yönlülük-Rönesans insanı olmak

4 sene önce, 11 Aralık 2011’de çok yönlülük, yaratıcılık, sanat, minyatür konularında yaptığım araştımalar sırasında Leonardo Da Vinci ve Matrakçı Nasuh’un benzerlikleri dikkatimi çekmesi ile yazdığım yazı ile keşfetttiğim bir kavram, Rönesans İnsanı. Tabii o dönemde çoklu özelliğe sahip Matrakçı Nasuh’un Muhteşem Yüzyıl dizinide büründürülüğü karaktere ve kendi değerlerimizi bilmememiz ve doğru dürüst sahip çıkmayışımıza tepkimi de dile getirmek adına yazdığım yazı idi.

Rönesans İnsanı, insanı çok yönlülüğe yönlendiren bir kavram. “On parmağında on marifet” beklentisi gibi abartılan taraflara da götürülmeye çalışsa da ben çok yönlülüğün önemi üzerinde duracağım ve rahatlıkla söyleyebilirim; Ben RÖNESANS İNSANIYIM.

Bu iki önemli şahsiyetin aynı dönemlerde farklı ülkelerde yaşamalarına rağmen benzer özellikleri göstermelerine yönelik inceleme yazımı aşağıda tekrar paylaşıyorum:

İki rönesans çoçuğu…. Leonada Vinci (15 Nisan 1452 – 2 Mayıs 1519) ve Matrakçı Nasuh d.1480 – ö. 1564?),karşılaştırması….

Yaşadıkları çağı aydınlatmaya gönderilmiş iki ayrı coğrafyada, iki çağdaş…

 

Leonardo da Vinci için yazılan İtalyanmimarı, mühendisi, mucidi,matematikçisi, anatomisti, müzisyeni,heykeltıraşı ve ressamıdır. Bir de pek bilinmeyen tarafı fabl yazarını olmasını da ekleyebilirim,

 

Ya Matrakçı Nasuh; minyatürcü, tarihçi ve matematikçi, astronom, çevirmen, yenilmez savaşçı, mucid (matrak savaş oyunu mucidi), öğretmen.

Bu iki önemli şahsiyeti tanıdıkça benzerlikleri ilgilimi çekti ben de onları gün ışığına çıkararak sizlerle paylaşmak istedim;

– En öncelike çok yönlülüklerive üretkenlikleri, 

– Bir sürü farklı işle uğraşmaları ve başarılı olmaları kalıcı eser bırakmaları en önemli özellikleri diyebilirim,

Bugün Leonar de Vinci’nin mektuplarının yer aldığı bir eseri okurken hizmet aşkı ile nasıl tutuştuğunu hissettim… ya Matrakçı… Kah at sırtında savaş meydanlarında bir savaşçı, kah o savaş meydanlarında minyatürleri ile bize tarihi anlatan bir sanaatkar ve tarihçi, kah matematikteki yapıtları ile insanlara ilham olan bilim adamı; askerleri savaşa hazırlayan bir öğretmen (Manu), yeni savaş tekniğini geliştiren üstat. Matrakçı Nasuh, hem savaşcılık gibi sert bir doğayı hem de minyatür gibi ince bir sanatı aynı bünyede barındırmış bir deha!.

Velhasıl ikisi de varlıkları ve eserleri ile dünyamızı aydınlattı.

Bu iki şahsiyeti öğrendikçe beni hayrete düşüren ve biraz da hayıflandıran, taa ozamanlar birbirinden çok farklı birsürü disiplinle ilgilenmeleri ve bu disiplinlerde söz sahibi olmanın yanında taa günümüze kadar kalıcı eserler bırakabilmeleri…

Peki günümüzde öyle mi; ya mühendis olursun ya sanatçı. Sanatçı olduysan bile belli disiplinlerinde çalışırsın; ya ressamsındır ya müzisyen. Ressamsan; ya soyut, ya somut, ya geleneksel ya modern olacaksın.. Müzik ya klasik batı, ya klasik doğu, ya modern pop; bir de biri birini beğenmez, birbirlerine laf atar dururlar….

[bctt tweet=”Oysaki yaratıcılığı ortaya çıkaran farklılıkları iyi yönetebilmektir. “]

Günümüzde geldiğimiz nokta bir meslek sahibi olma adına çokyönlülükten uzaklaşmış olmamız….  Mühendis isen bunlardan hiçbirinden hobi harici anlayamazsın, ilgilenmen bile istenmez… Rekabetçi dünya işine kanalize olmanı emreder, resim, müzik sana vakit kaybettirir. En fazla istiyorsan al bir bilet yapanları seyret! Oysaki böylece en önemli şeyi YARATICILIĞI öldürdüğümüzün farkında mıyız? Günümüzde yaptığımız mesleki seçimler adına tek bir disiplinde yaratılmışların arkasından giden taklitçi bir zihniyet! Sorgulamanın ortadan kaldırıldığı, takipçi olunması istenen bir eğitim, öğretim ve uygulama tarzı ve sonuç; mutsuz, tekdüze yaşamlar…..

Oysaki yaratıcılık kanalların açıldığında dünyaya daha bir farklı pencereden bakmaya başlar, hayat ile akış içinde olursun. hayat enerjin( libidon) yükselir, velhasıl daha bir insan olursun. Anda yaşar, yaratımın içinde kaybolursun, belki ortaya koyduğun eserlere kendin bile şaşarsın.

Hayata bakış açınızı ve değerlerinizi tekrar gözden geçirmeniz dileğim ile güzel bir hafta dilerim,

Nilgün Yetiş

Başarı ve Dönüşüm Koçu