Finansal Bilinç Egzersizleri-2

Finansal Bilinç konusunda biraz daha kendinizi geliştirmek istiyorsanız bu haftaki bakmanızı istiyeceğim alan kıtlık bilinci ve bolluk bilinci üzerine olacak.

Dünya çapında toplumsal ve kültürel koşullanmalar kıtlık bilinci üzerine kurulu. Tüm toplumlar bu hastalıktan muzdarip olsa da daha fazla az gelişmiş ve gelişmekte olan ülke insanları ve gençleri bundan nasibini almaktadır. Bu düşünceden dolayı küçük ve dar kalıplara sıkışıp kalmış yaşamayı ya da az bir sıçrama yapmayı yeterli görebiliyorlar.

Bize öğretilen düşünce tarzı; kaynaklar kısıtlı, imkanlar kısıtlı ve imkanlar bazı kişilerin, bazı “şanslı kişilerin” elinde olduğu düşünülüyor. Bakarsanız 20. Yüzyılın ekonomisinin bile bu teoriler üzerine kurulduğunu görürsünüz.

Aşağıdaki soruları “Soul of the Money” kitabının yazarı, yardımsever ve bolluk bilinci konusunda aktivist Lynn Twist’in çalışmalarından faydalanarak hazırladım. Bu haftaki egzersizde sizi bira daha derin düşünmeye davet ediyorum.

[bctt tweet=”Paraya birazda ruhsal açıdan bakmayı size öneriyorum. Para bir enerjidir, yüklediğimiz anlamlara göre şekil alır; ona göre bir hayat yaratır bize. “]

İnsanlığı olumsuz yönde etkileyen 3 toksik para düşüncesi var:

1- Yeterli yok,

2- Daha fazlasına sahip olmalısın,

3- Bu zaten hep böyledir.

İnsanları ve insanlığı yönetmek için pompalanan kıtlık bilinci ve yeterli değilsin inancı ile mi yaşıyorsun? Düşünsenize ikisine birden inandığınızda hem bulunduğunuz yeri olduğu gibi göremezsiniz, hem de daha fazlasına sahip olmanız gerektiğini düşünerek -aranın açıklığından- yorgunluk, mutsuzluk ve hayal kırıklığı yaşarsınız.

[bctt tweet=””Sorgulanmamış yaşam, yaşanmamış demektir.” Sokrat”]

“Farkındalığınızı artırın, sadece değer verdiğiniz şeyleri yaratmaya, değer verdiğiniz şeylere yatırım yapmak için paranızı, enerjinizi ve niyetinizi kullanın.”

1- “Yeterli …………….yok” inancı sahipseniz;

Şunların hangisinin yeterli olmadığı inancı ile gününüze başlıyorsunuz?

  • Zaman
  • Sevgi
  • Haftasonu
  • Gönüllü
  • Para
  • Yemek
  • İmkan
  • Gün
  • Gece
  • Tatil
  • Sevgili
  • Kıyafet
  • Arkadaş
  • Öğle tatili

Ve en kötüsü geliyor, “ben yeterli değilim inancı” ve kabul edelim ya da etmeyelim hepimiz bu düşünceyi bir dönem satın aldık v e uzun bir süre kullandık acı çekerek. “Yeterince yakışıklı değilim”, “yeterince güzel değilim”, “yeterince akıllı değilim”, “Yeterince zengin değilim”…. bu listeyi daha da uzatabilirsiniz bildiğiniz gibi. Ne dersiniz?

Sonuç kıtlık bilinci ve çaresizlik. Reçete düşüncelerinizi değiştirin çevrenizdeki bolluğu görmeye başlayın. Kendinize bir defter alın, İsminiz ile birlikte “…nin Bolluk defteri” yazın üstüne; “Ayşe’nin bolluk defteri”, “Ahmet’in bolluk defteri” gibi.  Hergün sabah en az 5 tane, akşam 5 tane çevrenizde gördüğünüz bolluğu ve buna duyduğunuz şükran duygusunu yazın. Buna en az bir ay devam edin, arzum sürekli devam etmeniz; kendinize ve çevrenize bakış açınızın nasıl değişitiğini hayretle görmeniz olacaktır.

2- “Fazlası daha iyidir” inancına sahip misiniz?

  • Daha fazla şirket,
  • Daha büyük ev
  • Daha fazla kıyafet
  • Daha yeni elektronik cihaz
  • Yeni ekmek yapma makinesi
  • Daha yeni araba
  • Daha yeni telefon
  • Ayakkabı……

Bu düşünceyi Düzeltme çalışması: Ofisinizdeki, evdeki fazlalıkları tespit etmeye başlayın. Fazla dosyalar, fazla kıyafetler, mobilyalar…. Bir süre gözlemleyin, neye ne kadar ihtiyacınız var? Gerçekten sizin hayrınıza mı ordalar yoksa birilerini memnun etmek, birilerine gösteriş yapmak için mi bulunuyorlar. Ya da daha sonra lazım olur diye mi ayırdınız? Bir liste yapın. Fazla olduğunu anladığınız şeyleri ayırın ve ihtiyacı olan birilerine ya da kuruma verin. Kendinize alan yaratın. Ve verdiğinizin yerine size daha hitap eden, değerlerinize uygun daha iyi birşeyin geldiğini hayal edin. Bu zaman olabilir, iş olabilir, yer değişikliği olabilir, İlla ki yerine aynısının daha iyisi gelecek diye birşey yok ama sizin yüksek hayrınıza daha iyi birşey geleceğine inanarak verdiğinizde hiç beklemediğiniz şekilde mucizelerin gerçekleştiğini görürsünüz.

miracvles

[bctt tweet=””Sihir ile mucize arasındaki fark: Sihir evrenden birşeyi istediğinizde gerçekleşir, Mucize evrenden sizden ne istediğini ve nasıl hizmet edeceğinizi sorduğunuzda gerçekleşir.””]

3- “Zaten böyle- olduğu gibi- hep böyle olur” inancı

Hiç hoşunuza gitmeyen bir inancınızı sorguladığınız oldu mu? Küçük fil yavurlarının alışıtırılmak için küçükten ayaklarından bir zincir ile ağaca bağlanması ve daha sonra zincirib çıkarsalarda ağacın çevresinden ayrılmaması gibi  bize bilinçli yada bilinçsiz aşılanan bilgiler de böyledir.

 

Sorgulanmamış düşünceler, sorgulanmamış inançlar, cevaplanmamış sorular bizi kendine esir eder. Yaşamamız gerekenden daha küçük bir kutuda yaşamamıza ya da bizim için önemli olmayan değerlerin peşinde koşmamıza neden olabilir.

4- Öz değerleriniz neler?

Siz nelere önem veriyorsunuz, Değer yargılarınız neler? Değer yargılarınızı henüz tespit etmediyseniz farkındalığınızı arttırmanız için hazırladığım Core Value çalışmasını yaparak sizin için en önemli 5 özdeğerinizi tespit etmenizi öneriririm.  (Alıştırmaya ulaşmak için Core Value yazısının üzerine tıklayabilirsiniz.)

 Şimdi uyanma ve arzu ettiğiniz hayatıyaratma zamanı…

Son Söz:

Size şunu söyleyeyim bolluk içindeki bir evrende yaşıyoruz. Doğaya bakın, daha çok doğada vaki geçirin. Yıldızlara bakın, ağaçlara bakın, doğaya bakın. Doğayı, dünyayı bozan toksik haldeki düşüncelerimiz ve fazlaca şişirdiğimiz egolarımız. Buralara ışık tutmayı, aydınlatıp düşüncelerinizi sorgulamaya başlamaya ve içindeki müziği dışarıya çıkarmanın vakti geldiğini göreceksin.

Herkesin en büyük zenginliğinin içinde olduğunu anladığında dünyadaki gerçek zenginliği yakalama şansına sahip olacaksın,

Güzel günler dileğimle,

Nilgün