Kendi işim için Paris'te olmak- Son İş Gezimden Notlar

“Tekne limanda güvendedir. Ama teknenin amacı bu değildir.” 

Paulo Coelho

Farklı ülkeleri görmek ve onların kültürlerini tanımak her zaman ilgimi çekmiştir.İbn-i Batuta gibi her seferinde yeni bir yer.  Bunun için sık seyahat ettim, ona göre işler seçtim. Bazen sıkıldım seyahat etmeyi bıraktım. Ama az seyahat ettiğim zamanlarda yaşam enerjimin ve heyecanımın azaldığını hissettim. İçinde seyahat olmayan bir iş ve hayat, benim için çok kuru bir alanda iş yapmak gibi; zevksiz, keşifsiz, oyunsuz…

Ne zaman uluslararası alanda çalışan insanları duysam, hikayelerini okumak, haklarında daha fazla öğrenmek istemişimdir. Nihayet başkalarını dinlemeyi bırakıp kendime uluslararası. bir iş açmaya karar verdim ve şimdi bu rüyamı yaşıyorum. Bu hafta ileri düzey koçluk ve online iş geliştirme üzerine iki eğitime katılmak için Paris’teydim..

Daha önce de gittiğim Paris’e gitmek başta benim için heyecanlı birşey değildi. Farklı bir şehre gitmeyi tercih ederdim… Eski kıtlık bilincimden mi bilmem İbn-i Batuta gibi gittiğin bir yere bir daha uğrama felsefem vardı… Ölmeden önce ne kadar çok yer görebilsem o kadar iyiydi… Ama zamanla böyle olmadığını anladım… Bazı yerler vardır ki bir daha, bir daha gitmek istersiniz, her gittiğinizde de yeni bir şeyler keşfedersiniz… Venedik, Kapadokya ve evim benim için öyledir. Bu seyahatim aynı yere seyahatten ziyade yeni başlangıçlara açılan bir hikaye oldu benim için. Neden mi? Bakış açım değişti. İşte bu seyahatten birkaç önemli keşfim;

 

1- Önyargılarla seyahat etmeyi bırakın;

Bir yere daha önce gitmiş olsanız bile ne ile karşılaşacağınıza dair içinizde bir çocuk merakı ve iyi niyeti olsun… Böylece hem bir sürü mucize hem de beklentinizin üstünde keyfili bir geziyle karşılaşabilirsiniz. yola çıkmaya karar vermek bile sizi daha önce görmediğiniz harikaları gösterebilir. Benim sabah yola çıkarken karşılaştığım bu muhteşem güneşin doğuşu manzarası gibi:

 

2- Seyahatinizi kendinizi rahat, güzel ve özel hissedeceğiniz şekilde yapın, 

Valizinizi ona göre hazırlayın… “Çok yürüyeceğim” diye sadece spor ya da “hiç yürümem, zaten programım dolu” diye sadece iş kıyafetleri değil kendinizi şık da hissedeceğiniz kıyafetler alın ve güzel yerlerde vakit geçirmeye zaman tanıyın,

3- Kendinize karşı cömert olun,

Kısa bir seyahat bile olsa, güzel şık bir restaurantda yiyeceğiniz güzel bir yemek, dinleyeceğiniz güzel bir müzik, şık ya da yerel bir atmosferde geçireceğiniz bir zaman sizi evinize yenilenmiş ve canlanmış döndürecektir. Bütçenizden öncelikle kendinize alacağınız anlamlı en az bir hediye için alan açın..

Benim için bu seyahatin güzelliği Louvre Müzesini gezmek, sanata doymak, farklı yemeklerini tatmak ve birkaç Fransız tasarımı kıyafet ve sanat kitapları almak oldu..

4- Gülümseyin,

Karşılaştığınız, tanıştığınız kişilere karşı ilgili bir merak ve dostane yaklaşım içinde olun, ne gibi uzun süreli dostluklara ve/veya ortaklıklara merhaba dediğinizi bilemezsiniz, hazırlıklı olmakta fayda var…

Bir sonraki seyahatinizi için şimdiden tasarlayın, farkındalıklı ve unutulmaz seyahatlere imzanızı atın…

“Seyahatin önündeki tek engel kapının eşiğidir.”
Bosna Atasözü

Not: Eğer bu yazıyı beğendiyseniz aşağıda tıklayabilir ve bağlantılarınız ile paylaşabilirsiniz.

Haftalık bültenlerimi e-mailinize gelmesini istiyorsanız web sitemdeki e-mail kayıt kutucukları ile kaydolmanızı rica ederim.

Nilgün YETİŞ

Başarı ve Dönüşüm Koçu